Düşük yapan bir kadın oruç tutabilir mi?
Düşük yapan bir kadının oruç tutup tutamayacağı konusundaki hüküm, düşüğün lohusalık sebebi sayılıp sayılmaması ile ilgilidir. Hanefî ve Hanbelîlere göre; el, ayak veya parmak gibi uzuvları belirmiş cenin düşüren kadından gelen kan, lohusalık kanıdır; bu kadın da lohusadır. El ve ayak gibi uzuvlar belirmeden meydana gelmiş düşükten sonra görülen kan ise istihaza (özür) kanıdır. (bkz. Merğinanî, el-Hidaye, 1/35; İbn Kudame, el-Muğnî, 6/110).
Hanefî ve Hanbelîlerin verdiği bu hükmün, rahimden gelip düşen/dışarıya çıkan maddenin cenin mi yoksa başka bir şey mi olduğunun ancak el-ayak gibi uzuvların belirmesiyle anlaşılabildiği zamanlarda verilmiş olduğu dikkate alınmalıdır (bkz. Kasanî, Bedai‘, 1/43). Bu konu ile ilgili olarak alimler kendi dönemlerindeki tıbbî bilgilerden hareketle farklı ictihadlarda bulunmuşlardır. Bu sebeple günümüzdeki tıbbî veriler dikkate alınmalıdır.
Bu itibarla düşenin cenin olduğu tıbben tespit edildiğinde düşükten sonra görülen kan da lohusalık kabul edilmelidir. Nitekim Şafiî ve Malikîlere göre de her durumdaki düşük lohusalık sebebidir. (Remlî, Nihayetü’l-muhtac, 1/212; Desûkî, Haşiye, 1/174-175). Sonuç olarak organları belli olsun ya da olmasın düşenin, cenin olduğu biliniyorsa söz konusu kadın, lohusalık hükümlerine tabi olup oruç tutamaz.
Kaynak: Diyanet Fetva Kurulu.
Düşük yapan bir kadının oruç tutup tutamayacağı konusundaki hüküm, düşüğün lohusalık sebebi sayılıp sayılmaması ile ilgilidir. Hanefî ve Hanbelîlere göre; el, ayak veya parmak gibi uzuvları belirmiş cenin düşüren kadından gelen kan, lohusalık kanıdır; bu kadın da lohusadır. El ve ayak gibi uzuvlar belirmeden meydana gelmiş düşükten sonra görülen kan ise istihaza (özür) kanıdır. (bkz. Merğinanî, el-Hidaye, 1/35; İbn Kudame, el-Muğnî, 6/110).
Hanefî ve Hanbelîlerin verdiği bu hükmün, rahimden gelip düşen/dışarıya çıkan maddenin cenin mi yoksa başka bir şey mi olduğunun ancak el-ayak gibi uzuvların belirmesiyle anlaşılabildiği zamanlarda verilmiş olduğu dikkate alınmalıdır (bkz. Kasanî, Bedai‘, 1/43). Bu konu ile ilgili olarak alimler kendi dönemlerindeki tıbbî bilgilerden hareketle farklı ictihadlarda bulunmuşlardır. Bu sebeple günümüzdeki tıbbî veriler dikkate alınmalıdır.
Bu itibarla düşenin cenin olduğu tıbben tespit edildiğinde düşükten sonra görülen kan da lohusalık kabul edilmelidir. Nitekim Şafiî ve Malikîlere göre de her durumdaki düşük lohusalık sebebidir. (Remlî, Nihayetü’l-muhtac, 1/212; Desûkî, Haşiye, 1/174-175). Sonuç olarak organları belli olsun ya da olmasın düşenin, cenin olduğu biliniyorsa söz konusu kadın, lohusalık hükümlerine tabi olup oruç tutamaz.
Kaynak: Diyanet Fetva Kurulu.