Neler yeni

Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

🌹Hayat veren de O, öldüren de O’dur. Gece ile gündüzü aksamadan peş peşe getiren de O’dur. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız? Müminûn / 80. Ayet 🌹

Bakara / 183. Ayet

Adetli Kadına Yasaklanan Şeyler

Admin

Admin

Administrator
Yönetici
Admin
Adetli Kadına Yasaklanan Şeyler

adetli kadına yasaklanan şeyler nelerdir? adetli kadının yapamayacağı şeyler.
İslam’a göre adetli kadına yasaklanan şeyler:

ADETLİ KADININ YAPAMAYACAĞI ŞEYLER

1) Namaz kılmak:

Adetli kadının namaz kılması caiz değildir. Hz. Peygamber Fatıma binti Hubeyş’e (r. anha) şöyle buyurmuştur: “adetin devam ettiği sürece namazı bırak, sonra boy abdesti al ve namaz kıl.” adetli kadın kılamadığı namazı kaza etmez, tutamadığı farz oruçları ise kaza etmesi gerekir. Hz. aişe şöyle demiştir: “Biz Rasulullah (s.a.v.) devrinde adet görüyorduk. Namazı kaza etmekle emrolunmadığımız halde, tutamadığımız orucu kaza etmekle emrolunuyorduk.”

2) Oruç tutmak:
adet gören kadın oruç tutmaz. Delil yukarıdaki Hz. aişe hadisidir. Ancak farz oruç borcu onların üzerinden düşmez ve kaza etmeleri gerekir.

3) Kabe’yi tavaf etmek:

Hz. Peygamber hac sırasında adet gören Hz. aişe’ye şöyle buyurmuştur: “Hayız gördüğün zaman, temizleninceye kadar Beytullah’ı tavaf dışında kalan, diğer hac ibadetlerini yap.”

4) Kur’an-ı Kerım okumak:
adetli olan kadın veya cünüp olan kimse Kur’an okuyamaz, mushafa el süremez ve onu kılıf, çanta gibi bir muhafazanın içinde olmadıkça eline alıp taşıyamaz. Allah Teala şöyle buyurur: “Ona (Kur’an’a) tam olarak temizlenmiş olanlardan başkası el süremez.” Hz. Peygamber de bu konuda şöyle buyurmuştur: “adetli kadın ve cünüp kimse Kur’an’dan bir şey okuyamaz.”

Bu duruma göre bir kılıf veya çanta içindeki mushafa el sürmek veya onu taşımak hayızlı ve cünüp kimse için caizdir. Yine ilimle uğraşan kimse tefsir, hadis ve fıkıh kitaplarını zaruret yüzünden giyisisinin yeni ile veya eliyle tutabilir. Kur’an yapraklarını abdestli olarak çevirmek müstehaptır. Yine bu yaprakları okumak için kalemle çevirmek de caizdir. Diğer yandan adetli veya cünüp kimse; tesbih, tekbir, zikir, salat okuyabileceği gibi dua ayetlerini de dua niyetiyle okuyabilir.

Diğer yandan İmam Malik’e göre, öğrenme, öğretme ve tebliğ ile sınırlı olmak üzere, adetli veya loğusalık sürecinde olan kadının Kur’an okuması caizdir. Çünkü cünüp olan kimse su kullanarak veya teyemmüm yoluyla derhal temizlenebilirken, adetli veya olan kimse boy abdesti için belli süre beklemek zorundadır. Malikilerin dayandığı delil istihsan’dır.

5) Mescide girmek:

Adetli kadının veya cünübün mescide girmesi, orada eğleşmesi veya itikafa çekilmesi caiz değildir. Hadiste şöyle buyurulur: “Hiç bir hayızlı veya cünüp için mescide girmek helal olmaz.” Şafii ve Hanbelılere göre; adetli kadının veya cünübün kirletmemek şartıyla mescitten karşıdan karşıya geçmesi caizdir. Buna göre, ibadet amacıyla olmaksızın bir ihtiyaç veya zaruretten dolayı adetli kadının mescide girmesi caizdir. Nitekim Hz. Peygamber adetli olduğunu bildiği halde, Hz. aişe’ye (r. anha); “Git. Mescit’ten seccadeyi al, getir!” buyurmuş ve Hz. aişe seccadeyi alıp getirmiştir.

Buna göre, günümüz cami ziyaretlerinde, özellikle iller arası ziyaretlerde adetli hanımların tarihi cami ve mescid ziyaretlerinde bir sakınca olmaması gerekir.

6) Cinsel ilişkide bulunmak:
Ayette şöyle buyurulur:
“Hayız halinde iken kadınlardan uzak durun ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın.”  Burada, uzaklaşmaktan gaye, cinsel ilişkinin bırakılmasıdır. Yine adetli eşi ile cinsel yönden ne kadar ilgilenebileceğini soran bir sahabiye Allah’ın Rasulü şu cevabı vermiştir: “Senin için göbekten üst yanı serbesttir.”

Hanbelılere göre, bir koca için adetli karısının diz kapak-göbek arası cinsel temasın dışında serbesttir. Delil şu hadistir. “adetli kadına cinsel temasın dışındaki her şeyi yapabilirsin.” Hanefı, Şafiı ve Malikılere göre, adetli veya loğusa olan eşiyle cinsel ilişkide bulunan erkeğe kefaret cezası gerekmez. Ancak tevbe ve istiğfar etmesi gereklidir.

Diğer yandan bir hadiste; “Kim adetli bir kadınla cinsel temasta bulunursa, yarım dinar (yaklaşık iki gram altın para) tasadduk etsin.” buyurulmuştur.
 
7) Boşama:
Adetli kadını boşamak caiz değildir. Ancak bununla birlikte çoğunluğa göre boşama tasarrufu geçerli olup, “bıd’ı boşama” adını alır. ayette; “Eşlerinizi boşayacağınız zaman, iddetlerine doğru boşayın” buyurulur. Yani içinde iddet meşru olan bir sürede boşayın, demektir. Çünkü ay halinin geride kalan kısmı iddetten sayılmaz. Hz. Peygamber, Abdullah b. Ömer’e, eşini temizlik günlerinde veya gebe iken boşayabileceğini bildirmiştir. Bununla birlikte çoğunluğa göre, kadının adet günlerinde boşanması durumunda, bu tasarruf geçerlidir.

Kocanın eşine karşı boşama için ıla yemininde bulunması halinde en geç dört ay içinde yemin kefaretini, eşini annesi gibi bir yakınına benzeterek zıhar yemini yapması durumunda ise, zıhar kefaretini yerine getirinceye kadar eşiyle cinsel teması caiz olmaz. (bk. boşama olarak ıla ve Zıhar konusu).

8) Loğusalık:
Loğusalık, kadının fizyolojik bakımdan rahatsız olduğu doğum sonrasındaki belli bir dönemi ifade eder. Doğumun arkasından gelen kana “nifas” denir. Kadın gebelik süresince abdestini alır, namazını kılar ve sağlığı için zararlı olmayacaksa farz orucu da tutabilir.

Loğusalığın en kısa süresi için bir sınır yoktur. Bir gün bile olabilir. Çünkü en kısa süreyi belirleyen bir ayet veya hadis yoktur. Bu durumda, onun fiilen var olduğu süreye bakılır. Hanefılerle Hanbelılere göre, loğusalığın en uzun süresi kırk gündür. Bundan sonra görülecek kan, özür kanıdır. Delil, Ümmü Seleme (r. anha)’den nakledilen şu hadistir: “Loğusa kadın, Hz. Peygamber döneminde kırk gün kırk gece beklerdi.” Şafiı ve Malikılere göre, loğusalığın en uzun süresi altmış gündür. Ancak bu süre uygulamada genellikle kırk gün olarak gerçekleşir.

Kadın doğum yapmakla birlikte kan görmeyebilir. Nitekim Hz. Peygamber döneminde bir kadın doğum yapmış ve loğusalık kanı görmediği için kendisine “zatu’l-cüfuf (kanı kuru)” denilmiştir.

Loğusa olan kadın da, adetli bayanda olduğu gibi, ibadet amacı dışında bir ihtiyaç veya zaruretten dolayı mescide girebilir. Öğrenme, öğretme ve tebliğ amacıyla Kur’an ayetlerini okuyabilir.

Loğusalık süresi içinde görülen temizlik de nifastan sayılır. Örneğin; doğumdan sonra on gün kan gelip, beş gün kesildikten sonra on gün daha kan gelecek olsa, bu yirmi beş günün tamamı loğusalık süresi sayılır.

El ve ayak gibi uzuvları belirmiş olan bir çocuğun düşmesiyle loğusalık hali meydana gelir ve genellikle on-onbeş gün kadar devam eder. Fakat henüz uzuvları belirmemiş bir düşüğe nifas hükümleri uygulanmaz. Bunun düşmesiyle görülen kan üç gün sürer ve daha önce de en az on beş gün temizlik hali devam etmiş bulunursa bu, hayız kanı olmuş olur. Böyle değilse özür kanı sayılır.

Loğusalık süresi içinde bir koca, aybaşı halinde olduğu gibi eşiyle cinsel ilişkide bulunamaz. Aksi halde günahkar olur ve tevbe - istiğfar etmesi gerekir. Yine loğusa kadın namaz kılamaz, oruç tutamaz. Yalnız tutamadığı oruçları kaza eder.

Aybaşı veya loğusalık günleri dışında gelen kan özür kanı sayılacağı için, böyle bir bayan her namaz için abdest alır ve namazını kılar, orucunu tutar. Özür kanı hacda tavaf engeli de değildir.

9) İhramlı olmak:
Hacca veya umreye niyetlenen kimsenin “mikat” denilen yerlerden itibaren, daha önce mübah olan bir takım fiilleri kendisine haram kılmasıdır. Dikişli elbise giymek, kokulanmak ve eşi ile cinsel ilişkide bulunmak bu yasakların başında gelir. Ancak kadınlar dikişli giysilerini çıkarmazlar.

Böylece hac veya umre sırasında ihramlı kalındığı sürece evli eşler arasında cinsel ilişki veya buna yol açabilecek sarılma, öpüşme, şehvetle dokunma gibi fiiller yasaktır. ayette şöyle buyurulur:

“Kim hac aylarında ihrama girerek haccı kendisine farz kılarsa, hac sırasında kadına yaklaşmak, günah işlemek, tartışma ve kavga etmek yoktur.”  ayetteki “refes” sözcüğü, kadınla cinsel teması veya genel olarak erkeklerin kadınların cinsel yönüne olan ihtiyacını kinayeli olarak ifade eder. Bir hadiste şöyle buyurulur: “Kim hac yapar, hac sırasında cinsel temastan korunur ve günah işlemezse, annesinden doğduğu gündeki gibi günahlarından kurtulur.”

Hanefılere göre, ihramlının nişanlanıp evlenmesi caizdir. Ancak bu takdirde zifaf, hac’dan sonraya geciktirilir. Delil, Hz. Peygamber’in ihramlı iken Meymune ile evlenmesidir. Çoğunluk fakıhler ise ihramlının evlilik akdini geçersiz sayarlar. Dayandıkları delil şu hadistir: “İhramlı kimse evlerıemez, kendisi ile evlenilmez ve nişanlanılmaz.”  Bunlar Hz. Peygamber’in Meymune ile evlenmesinin ihramlı değilken vuku bulduğunu söylerler.

Hac yapmakta olan kimse Arafat’da vakfeden önce cinsel ilişkide bulunsa haccı fasid olur ve gelecek yıl kaza etmesi gerekir. Ayrıca ceza olarak bir küçük baş hayvanı kurban keser. Cinsel birleşmeye yol açabilecek öpme, şehvetle dokunma gibi fiillerde, boşalma olsun veya olmasın, bir küçük baş hayvan kurban gerekir. Malikıler dışında çoğunluğa göre bu durumda hac fasid olmaz.
Arafat’da vakfeden sonra, henüz ihramdan çıkmadan eşiyle cinsel temasta bulunmanın cezası ise, büyük baş bir hayvanın kurban kesilmesidir.

Dipnotlar:
[1] Buharı, Hayz, 19, 24, Vüdu, 63; Müslim, Hayz, 62; Ebu Davud, Tahare, 109; A. b. Hanbel, VI, 42, 141, 187, 194, 204, 222; Darimi, Vüdu, 76. [2] Buharı, Hayz, 20; Ebu Davud, Tahare, 104; Tirmizı, Savm, 67; Nesaı, Hayz, 17, Sıyam, 64. [3] Buharı, Hayz, 1, 7, Hac, 81, Edahı, 3,10; Müslim, Hac, 119, 120; Ebu Davud, Menasik, 23. [4] Vakıa, 56/79. [5] Tirmizı, Tahare, 98; İbn Mace, Tahare, 105. [6] Zühaylı el-Fıkhu’l-İslamı ve Edilletuh, I, 471; bk. Darimı, Vudu, 103. [7] bk. İbn Hazm, el-Muhalla, I, 78-80; Zühaylı age, I, 380. [8] İbni Mace, Tahare, 92, 126; Ebu Davud, Tahare, 92; Darimı, Vüdu, 116. [9] bk. Müslim, Hayz, 11-13; Nesaı, Tahare, 172, Hayz, 18; İbn Mace, Tahare, 120. [10] Bakara, 2/222. [11] Darimı, Vudu, 107; Şevkanı, Neylü’l-Evtar, I, 277. [12] Müslim, Hayz, 16; Nesaı, Tahare, 16. [13] Tirmizı, Tahare, 102; Ebu Davud, Nikah 46, 47; Tıb, 50; İbn Mace, Tahare, 123. [14] Talak, 65/1. [15] Şevkanı, age, VI, 221. [16] Bakara, 2/290 vd.; Maide, 5/89. [17] Mücadele, 58/1-4. [18] Ebu Davud, Tahare, 119. [19] bk. Kasanı, age, I, 41-43; İbnü’l-Hümam, age, 1,129; İbn abidın, age, I, 275 vd. [20] Bakara, 2/197. [21] Buharı, Hac, 4, Muhsar, 9, 10; Müslim, Hac, 438; Nesaı, Hac, 4; İbn Mace, Menasik, 3; A. b. Hanbel, II, 229, 410, 484. [22] Buharı, Sayd, 12, Nikah, 30, Megazı, 43; Müslim, Nikah, 46, 47, 48, Tirmizı Hac, 24. [23] Müslim, Nikah 41-45; Ebu Davud, Menasik, 38, Tirmizı, Hac, 23, Nesaı, Menasik, 91. [24] Tirmizı, Hac, 23,24; Darimı, Menasik, 21; A. b. Hanbel, VI, 393. [25] Ayrıntı için bk. Kasanı, age, II, 183 vd; Zühaylı age, III, 203 vd., Döndüren, age, s, 593 vd.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz

Zevkini yansıtan rengi seç

Geniş / Dar görünüm

Temanızı geniş yada dar olarak kullanmak için kullanabileceğiniz bir yapıyı kontrolünü sağlayabilirsiniz.

Izgara görünümlü forum listesi

Forum listesindeki düzeni ızgara yada sıradan listeleme tarzındaki yapının kontrolünü sağlayabilirsiniz.

Resimli ızgara modu

Izgara forum listesinde resimleri açıp/kapatabileceğiniz yapının kontrolünü sağlayabilirsiniz.

Kenar çubuğunu kapat

Kenar çubuğunu kapatarak forumdaki kalabalık görünümde kurtulabilirsiniz.

Sabit kenar çubuğu

Kenar çubuğunu sabitleyerek daha kullanışlı ve erişiminizi kolaylaştırabilirsiniz.

Köşe kıvrımlarını kapat

Blokların köşelerinde bulunan kıvrımları kapatıp/açarak zevkinize göre kullanabilirsiniz.

Geri