Ramazan ayının bu niteliklerini şu sözleriyle özetlemişlerdi: “Mübarek Ramazan ayı size geldi. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda sema (cennet) kapıları açılır, cehennem kapıları ise kapanır ve şeytanların azgınları bağlanır...”
“Ramazan ayının ilk gecesi olunca, şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur, cehennem kapıları kapatılır ve hiçbiri açılmaz. Cennetin kapıları açılır ve hiçbiri kapanmaz. Sonra bir (melek) şöyle seslenir: Ey hayır dileyen, ibadet ve kulluğa gel! Ey şer isteyen günahlarından vazgeç! Allah"ın bu ayda ateşten azat ettiği nice kimseler vardır ve bu Ramazan boyunca her gece böyledir.”
Akabe biatlerinde etkin görev almış olan Ubade b. Samit (ra), Ramazan ayının yaklaştığı bir günde Resûlullah"ın (sav) şöyle dediğini nakleder: “Ramazan ayı size bereketiyle geldi, Allah o ayda sizi zengin kılar, bundan dolayı size rahmet indirir, hataları yok eder, o ayda duaları kabul eder. Allah Teala sizin (Ramazan ayındaki ibadet ve hayır konusunda) birbirinizle yarış etmenize bakar ve meleklerine karşı sizinle övünür. O halde iyilik ve hayırdan yana Allah Teala"ya kendinizi gösterin. Ramazan ayında Allah"ın rahmetinden kendisini mahrum eden kimse bedbaht kimsedir.”
Kendi dönemindeki şartları dikkate alan Allah Resûlü, “Biz ümmı bir ümmetiz. Yazıyı ve hesabı bilmeyiz. Ay şöyle, şöyle ve şöyledir...” buyurmuş; üçüncüde başparmağını yummuş, “Bazen de ay şöyle, şöyle ve şöyle olur.” buyurmuştur; yani ay yirmi dokuz gün bazen de otuz gün çeker demek istemiştir.
Peygamber Efendimiz döneminde ayların girişi, yeni ayın yani hilalin görülmesiyle tespit edilmekteydi. Dolayısıyla oruca, hilalin görülmesiyle birlikte Ramazan ayının girdiğinin kesinleşmesiyle başlanıyordu. Bundan dolayı, Peygamberimiz, Ramazan ayı girmeden önce, Ramazan hilalinin görülmesi üzerinde önemle durur; ashabının hilalin görülüp görülmemesine göre hareket etmelerini isterdi: “Ay (genelde) yirmi dokuz gündür. Dolayısıyla siz (Ramazan ayına ait) hilali görmedikçe oruç tutmayın, yine (Şevval ayına ait) hilali görmedikçe de bayram yapmayın. Eğer hava bulutlu olursa ayın gününü takdir edin (otuza tamamlayın).” Allah Resûlü, hilali gördüğü zaman tekbir getirir, Allah"a hamdeder, Allah"tan bu ayın hayrını ister, şerrinden de yine O"na sığınırdı.
Rahmet Elçisi, oruç ayetinde11 verilen ruhsatı kullanmış, yolculuk halinde veya oruç tutmamayı gerektiren durumlarda oruç tutmamış yahut orucunu yolculuk esnasında bozmuştu.12 O, her konuda olduğu gibi ashabına, nasıl oruç tutacaklarını ve oruç esnasında nelere dikkat edeceklerini hem yaşayarak hem de bazı tavsiye ve uyarılarda bulunarak öğretmişti.