Yağmur Rahmeti Hakkında
Yağmurdur rahmetin başı...Toprağın dağların can suyudur ilacıdır ağacın, çiçeğin, börtü böceğin tüm canlıların umududur. Hasretle beklenir; alınır,
bağra basılır. Yağdığı yere yeni hayatı, sağlığı, esenliği taşımasıyla baştacı elde edilir.
Belki de bu yüzden eskilerin lügatında yağmur ve rahmet eş değeridir.
Gözyaşı, Rabbimizin sunduğu rahmetin insanoğlunda çağıldamasının alametidir.
Yürek yandıkça yaşarır gözler; çaresizlik, acı, hasret, elem, keder ve aşkın harareti gibi şefkat ve merhamet de ipil ipil süzülür gözlerden.
Merhametle akan gözyaşı, kainatın sureti olan insanda yağmur gibi diriltici ve çorak gönlü yeşerticidir.
Kendi varlığımızı kavramaya başlamak, özbenliğimize verdiğimiz değeri ötekileştirdiklerimize de vermek ve en başta da onlara merhamet duymakla olur.
Aslında bu anlamda merhamet, kendimizi buluşumuzun resmidir.
Varlık ve manası içimizde kımıldadıkça O’na giden yolların düğümleri yavaş yavaş çözülmeye,
“kendimiz”e geldikçe Yaratıcı’nın rahmet çeperiyle kuşatıldığımızı idrak etmeye başlarız...
O zaman, İlahi rahmet beşerin merhameti kanalıyla ulaşmadık yer bırakmaz. Canlı cansız her mahluk bu engin rahmetten nasibini hak ettiği ölçüde- alır.